Saçlarımda beyazlar oluştu tek seferinde.
Olgunlaşan karakter anlatımlı sözlere dokunan.
Bir yıldız var gökten inemeyen hep umutla.
Ayda çıkıyor karanlıkta zülmete hazeden.
Aynı sabahlar yine akşamları bekleten şiirler.
Gece oldu sabaha karşı esen sakin rüzgarlarlarla.
Yaşlanma ötesinde uzanan mavi denizler.
Sanki neler görmüş asrlarla manzaraya bakan.
Aklımı yitirdim zihnim dolaşırken sakin sularda.
Ama isteksiz yazarlığım vardı hayatımda.
Güzel hatıralarda acı sevmişliğim vardır.
Etkisi hala çizilmiş yara bandına ihtiyacım vardır.
Kan dolaşımı lahtalanmış, çalışmıyor kalbim eskisi kadar.
Ağlamakla bitmeyen bulutlar denizlerden, okyanüslerden yardım diliyor.
Güneşin ışınlarıyla güzelleşen gökkuşağı.
Karanlığa dalınca kaybolmaya mahkum.
Aşkını bulamayan Mecnun sahrada susuz.
Deve belinde palma ağaçlarına varmış.
Okunmaya özet kader mektubu şahinde.
Uçması muhtemelen kum kasırgasında itmiş.
Leylaysa hüzün içinde göz yaşlarında batmış.
Adil olmaya gayret hayat kelebekleri ayrı düşürmüş.
Her yazısı kalb dağlayan anketler gizliye saklı.
Mezar başında ağlayan kız çocuğu yokluğuna inanamamış.
Sıcaklıklarda bunalma geçirmiş şu hasretden.
Henüz buluşmayan bir birinden, habersiz kumrular uçmayı denemiş hicran yarasından.
Ateş basmış yöresini toparlamaya macal yok.
Zamanın hiylesi bizi ayıran daha, bulması imkansız yüzüne bakmaya.
Acımasız hayat hallerden düşürdü beni seni doyunca koklamaya.
Cansız cismim suya hasret ölmüşüm yerden alanım yok.
Bilki bu ruhum seni bulunca bana hayat verecek.
Fakat geç olacak artık topraktan kopmayacağım.
©gönülyazar
E