Sadece denizleri, okyanusları değil,
Yükselip alçalan balıkları, bataklığa saplanan gemileri de değil
bizi de galiba gecemize hızla yaklaşan ay tanıştırdı gelgitle.
Damarlarımızdan kanı kendine çekip çekip sonra çömertçe saatimize geri boşaltan da oydu
Nabzımızdan parmaklarıyla korkunun şeceresini sayıp dökende.
Bu hal zamanı hiç sarsılmadan, bir sapağa sapmadan akmaya devam etsin diye miydi yoksa karanlığın
Yoksa kımıldadıkça tıka basa karnı doysun diye miydi bataklığın?
Kabına sığmamak diye bir şey var, bir şey yok.
Yolunu şaşırınca geri dönebilmeyi bilen bir alışkanlık onunkisi
Eskiler bir masal anlattılardı hatrımda ilk girişi bir kapının
Bi'var, bi'yok.
Herşey bu ikisi arasında sürünen toplamıydı an'ların.
Hiçbir şey yok
©sonsuz.a.y
A