bana bir mektup yazmış olduğunu düşünüyorum.
kırmızı pullu zarfı
kenarlarında parmak izlerini
ve ellerinin kokusunu
bir varmışlığın içinde yok olmanın ne demek olduğunu düşünüyorum
yada bir varlığın hiç olmamış gibi sayılmasını.
ben aslında aklımı kullanmak istiyorum bir kaç konuda.
yada bir kaç hatırayı kurtarmak istiyorum bu yangından.
yaşayanlar ölmez diyemem ama nefes almakta yaşamak değilmiş
kim bilir belkide ölmenin bir başka boyutudur böyle yaşamak
son frezyanın kuruduğu günü hatırlıyormusun
hani su vermeye korktuğun çiçeğimiz
nasılda acımıştı kalbin
kuruyan gözlerine şahit olmuştum
ve ben vijdanın ne demek olduğunu titreyen eteklerinden anlamıştım.
sen eski şarkılar kadar hüzünlü
bir tokat gibi sustuğun zaman
Dilimin kopması için tanrıya dua ederdim.
oysa bana imam'i azam'ı anlatmanı isterdim.
kitaplarını kurcalamak hoş değildi elbet.
kitap okuduğunda dizlerinde uyuya kalmakta isterdim
Acının damladığı perde askılıklarından kareli yanlızlığıma bir ok gibi düştüğünde.
Yaşil örgülerini kuşanırdım
Cesaret bu
Ve kış
Ellerimde aşure sokaklardayım
Ne zaman karanlıktan korktuğun aklıma gelse
ışığı yutuyorum.
Ölümün bile bir izi olmalı diyorum
Yağmur damlası taşıyan ateş böcekleri kadar intiharım
Birazcık panik
Birazcık sarhoşum
Öksürüyorum
Öksürüyorum
Kursağıma takılıyor hayallerim.
Düşünüyorum
Bana bir mektup yazmış olsaydın.
Kedimin öldüğünü söylermiydin.
Bütün şiirleri çürüten bir mektup yazmış olsaydın.
Üşüdüğünü söylermiydin
Ben bütün şehirlerden düştüm inan
Kabuk tutmaz yaralarım var
Güneşsiz yüreğim
Susuz bir yüzüm var
P