Attığım her adım nem kokuyor yürüdüğüm bu sokaklarda...
Aldığım oksijen değil sanki bir zehir
Ciğerlerim oksijensiz, nefes alamıyorum ciğerlerim iflas etti bu şehrin sokaklarında
Sürgün yedim sürgün edildim mor sümbüllü memleketimden
Benim de akranlarım vardı çelik çomak oynardık çocuksu bir sevinci vardı
Şimdi doğasız cimensiz nehirsiz yürüdüğüm bu sokaklarda
Gördüğüm taş beton duvarlar hep aklıma geliyor,
o nehrin üzerinden kaydırdığımız taşlar bir çocuksu sevinciyle ,
sürgün yedim sürgün edildim o çocuksu düşlerimden ah benim güzel memleketim
Aklım karma karışık oldu bu şehirde,
yitiriyorum yavaş yavaş bu benliğimi,
İnsanlar taş betona bürünmüş yürekleri kalmamış bir insanlık sadakatti,
şimdi çok özlüyorum o babacan mert sevecen memleketimin güzel yürekli insanlarını...
sürgün yedim sürgün edildim o masum o çocuksu duygularımdan güzel memleketimden
Ne güzel bir köyüm vardı şırıl şırıl akardı hep pınarları
Pınarların göletinde karpuz yoğurt cingile katılırdı büz gibi olurdu akşamları
Papatyalarla süslenirdi diyarı memleketimin ova bayır çimenlikleri,
nerde kaldı o çocuksu yaşadığım günlerim,
sürgün yedim sürgün edildim o doğasıyla yaşadığım çocukluğum benim güzel memleketim...
©hasanbey.
H