Z

memleketim

bir gül bahçesinde serçeyim
ahşap pencerelerden gıcırtılarım var
kavak ağacı pamuklarını
seyrederken
penceremden
sesi yanık köylü çocuklardan türkü
dilenirim
dinlerken
derelere dokunur ayak tabanlarım
nerde güneşin batışını izlesem
orda memleketim olurum
çocuklaşır yüreğim
dere kenarında
ıslanmış lastik
ayakkabılarımı
güneşe emanet etmişim
ayaklarım sıcak taşların
huzurunda
sonra eve doğru koşarım
annemi kıble seçmişim
çakıl taşlı köy yolunda
ve
sancılı bir dizi kanamasıda
bisikletlerin yanısıra
bakır tellerden arabaların ardından
koşmak ve gülümsemek
dikenli kırlara