S

MİHVAN

Zemferi düştü gözlerimin akına.
Hatıraların sıcaklığı ile çözüldü, sağanak sağanak yağdı yanaklarıma.
Kül kokulu parmak uclarım uzanıyor bu gecenin son dalına.
Melodilere teslim ettim düşlerimi.
O çaldıkça kalemim yazacak sözlerimi.
Mürekkebim kurumuştu nice zamandır.
Haset bir bulut dolaşmaya başladı küçücük mahallemde.
Sonra güz bastırdı, yapraklarımı çaldı önce benden.
Sonra Sevileni de aldı elimden.
Bu güz umarım farklı olacak.
Bu güz dışarıda soğuk, içimde sıcacık olucak.
İnce kelimeler seçiyorum senden bahsederken kader.
Seni kızmak istemem.
Toz kırmızı bir rengin var istediğini, istediğin an yapabilen.
Doğru yada yanlış nereden bileceğiz?
Bilmediğim şey istediğimin olması?
Karanlığa çalan ışık olur mu hiç?
Sen peri misin, şeytan mı?
Gölgelerde mi arayım seni, yoksa duygularda mı?
Bir de sor bana hiç aramaya dermanım var mı?
Sakin ve lütufkar kalbimin sesi ile cevap veremem sana.
Akıl terazide hep ağır basıyor maalesef.
Kalpte olan akla işler de, akılda olan kalbi engellemez mi?
Engelledi bu son düzlükte...
SELMAN ŞANAL
©sesleniş