_

MONOLOG

Bir arşın üstü
Bir arşın altı
Geldi toy bir dal uzantısı
Yok mu bir tutkun dedi
Eğilirken üstüne kalemimin
Tutkuluydum içindeyken şiirimin
Diyorum bırak beni
Büyüktür benim amacım
Söylüyorum
İyi geçin canınla
Tıkalı mıdır yolları ululuğun
Ki tasarlanan yüce yer kalıyor
Doyumsuzluğun duruluğundan geriye
Daha mı az yalnız olacaktım
Seninle bile
Bu düş evreniyle gerçekten uzak
Hıçkıran atomların salt bir demeti gibi
Uyuyalım diyorsun uykum kor demir
Yanıtım duyumsayışım yaşamı
Senden bana doğru çırpınışını
Uluyor bedenim kaba bir bocalayışın içinde
Karanlığın acıtan yankısı
Dayanılmaz yanılsama
Tan kızıllığı uyanışım
Gülüşün tan kızıllığı

İşte o uzaklıkta bir sabah
Bitmişti umudum aşka karşı
Bir gece açtım kapıyı karanlığa
O yıllardır isteyen girmeyi
Burnuma değdi soğukluğu
İrkildim kollarına boğuk kadının
Kollarımda pranga ve zihnimde gece
Kurulmuş dar ağacına gidince
Bir rüyasıydı yanakları uykumun
Dün beklediğim umut bulmuştu bugün beni
Giderken kurulmuş dar ağacına
Farkettim baktığını karanlığıma
Gülümsemedi nefret etti hatta
Dudaklarımda boğuk sabah rüzgarı nefes
Gözlerin bir sıcaklıktır kor
Ellerin zamanın soluk demeti gibi
Ben toprağımı tanırım savruluşundan
Gidişinden tanırım adımlarını
Ne bir umuttur bu içimdeki
Hem de kırgınım seni alan zamana karşı
Ne de yok oluş kalan için
Hem çokça var oluş değil
Mumu yakacak kadar alev
Sönecek kadar değil
Geç gönlümün topraklarından
Bul ufuklarında beni
Bunca yıldır
Kendimi
Terk ettiğim yerleri