Kelebekler uçuşuyordu gökyüzünde
Mor-Siyah-Turuncu
Nehrin kuzeyden getirdiği çakıl taşları
Yorgun dansını sergiliyor suya
Balıklar ağlamaklı
Haberi yok nehrin
Saçlarım yorgun düşmüş asi rüzgara
Saçlarım dalgalı
Yüzümdeki çizgilerden okunuyor yaşım
Sendimi kaybedecek kadar yaşadım
Sakallarım kir pas içinde
Ben seni aradım kendi içimde
Yılları saymaktan bıktım usandım artık
Çok yorgunum
Gecenin maviliğine düşmüş gölgem
Karanlığın zaptı ne mümkün
Zamanın gerisinde kalan ben
Eski sevdaların ateşinde kavruldum
Konuştuğum dil farklı
Herkes duyar ama anlamaz sözlerimi
Gözlerimi ruhuma bağışladım
Şimdi görülecek ne bir yüz kaldı
Ne de bir beden benden geriye
Ben bedenimi sana adadım
Hamurum aşkla yoğuruldu
Beni bu amansız aşka savuran kanatlarım yok artık
Rizlerimin bir adım daha atacak dermanı yok artık
Ruhum desen şad olsun
Bir duayı daha sığdıracak nefesim yok artık
©gabran
G