MÜRŞİD-İ KAMİL
Peygamber Efendimiz'in varisleri yol gösteren o gerçek mürşid-i kamillerin, ayaklarının, ayakkabılarının altlarına bir toz zerresi dâhi olamadık. Bizlere anlatılan sırat-el müstakim gibi bir yol. Yolculuğumuzdan zerreyi miskal kadar bir yol alamadık. Ne vahim bir yolculuk bu.
Sahi nedir Kamil mürşid-i
Derki Eh-li Beyti MUHAMMED MUSTAFA SÂLLÂLLAHÜ ALEYHİ VESSELLIMİN ZÜRYETİNİ ÇOKÇA SEV VE KUSURSUZ SEV CENNET-İ ALAYA SORGUSUZ SUALSİZ GİRMEYE BİR VESİLEN OLSUN.
Mürşid-i Kamil
İyiliği emir eder, kötülükten men eder. Hakk'ın yolundan Hakka dosdoğru yoldan git. Hakka ulaş der. İblisin gittiği yoldan gitme isyana tâbi olma der.
Mürşid-i Kamil der ki zalime taş ol, ok ol, kılıç ol, iflahi billah mümkün olmuyorsa, taşla başını yar. Oku bedenine sapla yarala, daha da zülmüne devam ederse, Zülfikar kılıcıyla başı bedenden ikiye ayır, der. Mazlumlara kucak aç, açlıklarını Allah'ın gıdasıyla, kalplerini gıdalandır. Dertlerine bir derman ol, merhem ol, der. Mazlumların duasını, Hakk misafirlerin duasını, anne babanın duasıyla Hakk Tealanın rızasına nail ol der, mürşid-i kamil. Peygamber Efendimiz, Musap Bin Umyer'e ilim denizini öğretikleriyle ilk öğretmene öğrenci olanlara mürşid-i kamil denir.
©doğukan01
H