H

Nasıl ağlamayayım

Çocukluğumda yoktu bu kadar dert keder, tasam.
Büyüdükçe felek verdin dert keder tükenmedi yüreğimde elem.
Yaşamak için hayatla başladı hergün kavgam. Umudu çoktan kayıp ettim gözlerimde kalmadı bir sevinç.
Kara bahtıma sitemkar oldum kaderimi kara yazan kaleme,
Nasıl ağlamayayım felek?
Şu acımasız hayatta yaşamak için tutunurken, Tutunduğum bütün dalları bir bir kırdı.
Hep itilip atılan hor görülüp hep ezilen,
Sevipte sevilmeyen garip kalan gönül ben oldum.
Ezilen ömrüme ben nasıl ağlamayayım.
Söyler misin, zalim felek?
Ne kadar acımasız vefasızsın hayat.
Yaşarken ömrüme aşıma zehir kattın.
Bir bana mı bu kadar hain ve zalimsin.
Zulmüne ben nasıl ağlamayayım söyler misin felek?
Daha çocukken ellerim nasır tutup,
Gözlerimden yaş aktığı kadar.
Bak yüreğimde ah, yaşantımda sitemkar oldum.
Bir ben kaldım garip çaresiz kul.
Garip kalan şu ömrüme nasıl ağlamayayım söyler misin felek?
Şu hayatta yok kurulu bir evim.
Meyhaneler dinlenme durağım.
Acılı arabesk yaralı gönül ilacım.
Şu dramatik acılı yaşantımda ben nasıl ağlamayayım söyler misin felek?
Bir dert değil bin dert verdin.
Derde düştüm yok mecalim.
Çaresizce derdime derman aradım.
Yok derdimin dermanı yorgun gönlüm bitap, Bedenim öylece Eyüp misali çaresiz nacar kaldım.
Eyüp'teki sabır nerede, felek?
Sabıra maruz kalan sabrım sitemle doldu. Sitemkar olan kaderime ben nasıl gülümseyeyim.
Bir gün olsun gülmedi talihim
Ben ağlamayayım da kimler ağlasın söyler misin bana felek?
©doğukan01