Zamanın hassas yerine dokundu yine saat,
Ne gecede vardı, ne karanlıkta kabahat.
Benim kendi rezilliğim, bu zift, bu çirkef,
Ne güneş aydınlatır bunu, nede sabah kerâat.
Duvarların kireci akıyor halıya, mübalağa yok,
Rutubet içimde, küf acısı var, sıkıntı çok.
Benim kendi gafilliğim, bu sarhoşluk, bu uyku,
Hep rüya, hep kabus, yüreğim gerçeğe tok.
Anladım, yıkansada geçmezmiş bazı lekeler,
İzi kalırmış, rengi kalırmışda gitmezler.
Hani diyorum, avunmak ta da yok fayda,
Ama, eldende gelmiyor başka çareler.
©yılmazönür
Y