D

Ne kadar insan kalabildik?

Hiç düşündük mü acaba?
Bizler, sizler, veya onlar
ne kadar insanız, yada ne kadar
insan kalabildik diye.
Başkalarının kederleri, üzerinden sevinip,
hiç bir şey olmamış gibi,
dönüp de gene nasıl yüzlerine bakarsınız.
Kaçıncı oyunun, hangi sahnesin de, yüzlerinize taktığınız kaçıncı maske bu.
Üzerine basıp da çiğnediğiniz değerleriniz özünüz, hani nerede kaldı,
neye karşılık sattınız onları.
Bu kadar mı zordu?
Omurganızı dik tutabilmek,
eğilmemek, insan gibi insan kalabilmek.
Sözünün eri olup, verdiğiniz sözlerin arkasında durabilmek,
imkansızmıydı!
Sorarım peki?
Hanginiz, hangileriniz giderken bir zerre koyabiliyor heybesine dünya tarlasından.
Hasat edilip, koparıldığınızda hayattan.
Nerede kalıyor o evleriniz,
arabalarınız, yatlarınız.
İşde o an anlayacaksınız geride bıraktıklarınız değersiz, ama bile isteye vazgeçtiklerinizin değerli olduğunu.
Ellerinizde sımsıkı tuttuğunuz
o paralarınızın ilizyonluğunu.
Gıybetin, yalanın, iki yüzlülüğün, fitnenin, çıkarcılığın, prim yaptığı, insan olmanın unutulduğu bu yeryüzünde,
ne kadar rahatsınız söyleyin.
Kurumaya yüz tutmuş vicdanlarınıza
hadi bir sorun, bir kere sorun şimdi,
ne kadar insanız,
ve ne kadar insan kalabildik diye...
Yazan; Dağhan Fırat...
©daghan