Hayat denen bu garip uzun yolda,
Düşe, kalka agır aksak yürüyorum,
Tapanlanmış tarlayı bırak asvaltta
Adım atmadan patdiye düşüyorum.
Sorsan şimdi yarı açım yarı tokum,
Belki bu gün var belki yarın yokum,
İşte bu ya hakikatte zehr-i zıkkım,
Oturdum afiyetle yiyip içiyorum
Bak benim evim ayrı yolum sapa,
Uğraşsam da işe yaramıyor çaba,
Bu aralar su katıyorum pişmiş aşa,
Oturup ta aynı tastan içiyorum,
Şan söhret para, pul diye servet,
Mal, mülk zenginlik diye şehvet,
Bilmem nereye düştüm hayret,
Doğru yoldan mı sapıyorum,
Ağırlaştı omuzda taşınmaz yüküm,
Kimseye çıkmaz ğıhım yok sözüm,
Bir dostla yürüdüğüm yolda izim,
Gel beni bul diye bırakıyorum,
Anlatılmaz bendeki bu nasıl hevesse,
Arkamdan dur diye biri bana seslense,
Nereye sanki acelem var nedense,
Yorulmadan, durmadan koşuyorum,
Aldanma sakın bu dünya böyle paşam,
İstediğin gibi sürmüyor ki bu yaşam,
Geçim derdin de bütün derdim tasam,
Anlık bir mucize hile bekliyorum,
Mehmet'im kararmış gündüzüm,
Ağma olmuş görmüyor gözüm,
Yanlış yolda mı arıyorum çözüm,
Geldim kendime ben ne yapıyorum...
MEHMET EMCİ 06/03/13
©seyyah58
M