Ş

Nedamet

Akşamlar hüznün başkentidir
Karanlık o şehrin en işlek caddesi
Kalbim o caddede bir kaldırım taşından mürekkeb
Zira kaya gibi sert oturur insanın içine pişmanlık
Boğum boğum sıkılan ruh çaresizdir
Çaresiz kalır geriye akmadığı için zamana edilen düşmanlık
Yaşanmışsa yaşanan nedamet faydasız
Ademoğlu kalamaz günahtan paydasız
Kabilin pişmanlığı yansıdı tüm katillere
Lakin Habilin kanı geri dönmedi damarına
Faydası yok düne yakılan ağıtların
Faydası yok keder taşımanın yarına
Pişmanlık bir ateş düne aksetmiş
Pişmanlık bir duman yarına kast etmiş
Züleyha ah vah etti hatasına
Lakin Yusuf leke sürmedi ihlasına
Bir ruhun bedensiz iflasına
Bir kadının limitsiz ihtirasına
Son verdi derin ve sarsıcı bir pişmanlık
Pişmanlık bir bulut güneşi kesen
Pişmanlık bir poyraz ansız esen
Ey gönlümde sızıntısı süren Çernobil
Evrensel bir yara umutsuz bir tahlil
Ben sana geç kaldım aceleyle
Yık pişmanlığımı tonluk bir gülleyle
Sen benim yazıp uymadığım reçetem
Sen deva listem
Sen ahestem
Yok et pişmanlığımı bir buseyle
Pişmanlık yokluğun kadar çarpıcı
Pişmanlık içimde sana duyduğum acı...
©şiirlidüş