Neden ayrılıklar zor gelir insana,
Hemen koşuverir silahına,
Ya da bıçağına.
Demode bir laf vardır herkesin dilinde,
Ya benimsin ya kara toprağın diye.
Bazen de duyuyorum mesela,
Gelinliğinle gittiysen kefeninle dönersin diye,
Ailesine çaresizliğini anlattığında.
Neden durmaz kimi aileler kızının arkasında,
Bırakır onu döven,hakaret eden kocanın evine.
Pişmanlık neye yarar ki,
Fatiha okunurken kızının cenazesinde.
Keşke denk gelinebilse feryadına,
Tıpkı bir yabancı gibi terketmek yerine onu kaderine.
Neden döver insan kadınını öyle,
Kendi dengi ile dövüşür gibi,
Yumruk,tekme ya da bıçak darbeleri ile işkence edercesine.
Sonrasında ise yemek nerde,
Ev neden dağınık kalk zırlama bak şu evin haline,
Sevmek değil kimisinin ki.
Nasılsın bile demeden hatrını sormadan hapseder evine,
Çok laf etmesin...
Karı dediğin erkeğine hizmet edecek yoruldum falan demeden...
Öyle mezar taşı gibi somurtmasın...
Der ama keşke hatrını sorabilse ,
İncitmeden ilgilenmesini bilse,
Ufak da olsa bir hediye alsa dövmek yerine,
Belki de buğulu gözleri şiir gibi bakardı kalbinin o masum güzelliğiyle.
Ama nerde....Daha bilmediğimiz onlarca kadın uyanamıyor yeni günün sabahına,
Elveda deyip iki damla gözyaşı ile bu hayata.
Barış KAPKINER
©by_solist
B