P

neden yaşarım bilmem bu oyukta

Uykuya öyle hasretim ki sorma
Gıyabında yaptığım konuşmalar,
Bu pencere önüne ekilmiş sarnıçlar olmasa
Ben de derdim hasretim sana.
Bir melek masalı anlatılır kulağıma.
Saçlarını savuran rüzgar,
Bir vakit bana da uğrar.
Önce yıkar kemikten evimi,
Sonra çöl eyler binbir emekle ektiğim beyaz güllerin dibini.
Ben mi?
Seyreylerim bir köşede 4 atla mahşerimi.
Bir kuyuya düşürdün beni ya rab
Vermedin çıkmak için merdiveni
Yazmadığın gibi kaderimi yusuf gibi.
Gencecik yaşta öyle bir yük verdin ki,
Bilemedim yaşamanın kıymetini.
Bilmem hangi durakta kaçırdım,
Yaşam denen mefkureyi.
Takılmadım peşlerine bedenini satan kızılların,
Hangi lamba hangi mum aydınlatır ki zaten,
Katrana bulanmış dağlarımı.
Şimdi ömrüm hangi kitabın sonu olacak
Hangi çıkmaz sokakta takılacak ayaklarım.
Ne zaman bulacak sonunu,
Bu beni kırıp geçiren rüzgarın oyunu.
©pervasızım