H

Nefis ve Şeytanın Fısıltısı

Gecenin en karanlık anında,
Bir ses yükseldi, derinlerden.
Fısıldadı şeytan sessizce,
"Neden durursun? Gel yanımdan geç."
Nefis, göz kırpar aldatıcı,
Yol gösterir sahte bir güneş.
Bir adım atarsın, iki daha,
Çeker seni dipsiz, karanlık bir kuyuya.
"Sen hak edersin," der nefis,
"Al her istediğini, yol senin."
Ama bilmez ki kalpte açılan yaralar,
En derin izleri bırakır bilinçsizce.
Şeytan süslü cümlelerle gelir,
O, dost gibi görünür bazen.
Ama her kelimesi tuzak,
Her adımı seni kendinden çalar.
Bir an gelir ki kalbin daralır,
İçinde kavgalar başlar durmaksızın.
Bir yanda nefsin, haz ve zevk peşinde,
Bir yanda şeytan, ruhunu esir almakta.
Sabırla bekler, açar kollarını,
Çünkü bilir, insan zaafına mahkum.
Ama kalp güçlüdür, Rabbin izniyle,
Doğruyu seçmek, sabırla mümkün.
Düşmanın adı bazen nefistir,
Bazen şeytan fısıldar sinsice.
İnsanı kendi yolundan alıkoyan,
Bu iki düşman, hep pusuda bekler.
Ama insanoğlu yola düşer yine,
Kalbinde imanı bir ışık gibi taşır.
Nefsin ve şeytanın oyunlarını bozar,
Rabbe sığınır, doğruya kavuşur.
Zor gelir bazen, hayatın imtihanı,
Her köşede tuzaklar kurulur.
Ama gerçek dost bellidir,
O dost, her düşmanı yenendir.
Kelepçeler vurulsa da bileğe,
İçinde bir güç taşır her an.
O güç, şeytanın maskesini düşürür,
Nefsine karşı galip gelir insan.
Gün gelir, nefsin yola gelir,
Şeytanın sesi kısılır bir gün.
Kalbin, huzuru bulur sonunda,
Rabbe teslim olur, döner yön.
©hasanbey.