Satırlarımın doruklarına, hükmederken nefret.
Hepsi çaldığın çoçukluk hayallerimden, ibaret.
Gözüm kaderimden süzülmüş mutluluğa, hasret.
Daha cümlelere zincirlenmemiş kinimi, hisset.
Bak gözlerime, söyle ;benden aldığı gerçeği.
Canlanırken seni benden alan nefret çiçeği,
İnlet bu gök kubbeyi, tepeme yık gecelerimi.
Yeterki söyle kalbinle pişmanlık hecelerimi.
Bahset bana merhametin göz pınarından.
Anlasana orda biriken yaşı dünyaya inat.
Keşke oralardan taşıp ruhuma akmasaydı
Benimle büyüyüp baş kurtarıcım olmasaydı
Dökülüp oluk oluk bedenimi yıpratmasaydı
Kalmadı elimde akan yaştan başka tek şey
Çaresiz köylü gibi tüm yaşımıda döktüm
Yanan bir tarlanın hasat zamanı kıyılarına
Ne ateş söndü ne de öfke rüzgarlarım dindi,
Kalbimdeki nefret yelkenlerimin seyrini çizdi
Geçiyor kalbimin her noktasından kanıma
Benliğimime intikam parmaklıklarını dizdi
Tüm gerçeği unutmak kolaydı oyunlarımla
Ama öfkem, çoçukluğum hayali adımlarıyla
Secmedi unutmayı, yaşatarak oyunlarımda
Kendini büyüttü hayali ulaşımaz kalelerimle
©yunzhao
Y