Nefs-i ammâre, gönüldeki fitne,
Şeytanın oyuncağı, içteki düşman.
Gaflete düçar olmuş, kalp bir çıkmazda,
Günahkâr bir kul , aşkın hüsranıdır.
Dil, günahların tercümanı olmuş,
Kalp, sefahetle sarhoş, içli bir yara.
Tutkuların esiri, nefs bir tutsak,
hüsranın sahibi, günahkar ben.
Günahkâr nefs, kalpte bir yara izi,
hüsran sahibi, çırpınış içinde.
Gönlümde fırtınalar, günah tufanı,
Sen hele bak gör, hele halime..hele.
Nefsin zindanında mahpus kalmış bir ruh,
Divan-ı günahlarla örülü, karanlık duvar.
Günahlarla nakış nakış işlenmiş bir divan,
Çaresizlik içinde kaybolmuş bir yolcuyum.
Nefsânî arzuların kuytusunda kaybolan,
Divan-ı sefahetle örülmüş, kirli bir hikaye.
Günahlarla işlenmiş her bir satır,
Yüreği sızlatan, içsel bir çığlık gibidir.
Sevgiliye ulaşmak, nefsi terk etmekle mümkün,
Divan-ı tövbeyle yazılan yeni bir sayfa.
Günahların zincirinden kurtulmak,
Aşkın rahmetiyle temizlenmek gibidir.
©wvictoriaw
W