Ne diyordum üstat.
Çok sigara içiyorum.
Belki hiç karşısında oturamayacağım,
bir sanrının dolaylarında.
Sen uyu.
Ben zaten uykunun içinde yaşıyorum.
Uyanıp tutmak ellerinden,
bunun korkusunu kucaklıyorum.
Kanatlarım vardı, inan bana.
Kaf dağının arkasından uçup geldiğim, ormanlar, nehirler ve su kuyuları...
Sonra yaşlanmış cehaletler tuttu alnımdan.
Sonra zalim ninnilerle kopardılar kanatlarımı...
Sen uyu çünkü yarın senin, sabah senin güneş senin....
Kim bilir kimlerin güneşisin.
Gördün mü? Gece gibi karardı sözlerim.
Oysa ufka bakarken
Kendimizi dünyaya adayabilirdik.
Savaşabilirdik sevgisiz her ne varsa...
Sen ne ışık istedin,
ne de bir söz.
Ben bir demirci gibi kor olmuş
Örse vurarak parlattım kalbimi ve her vuruşumda çınladım.
Sen ne ateş istedin,
ne de bir köz.
Ben bir avare gibi kör olmuş
Sağa sola çarptım benliğimi ve her
çarptığımda azaldım.
Neşeli şairlerin, şiirleri var ezberimde.
Ben onlardan değilim onları çok sevsem de ...
Kıskanırım özgür hallerini.
Göğü boyarlar,
Kimi arş-ı dolanırlar.
Tıpkı eski ben gibi.
©hayyam07
H