Kabuk tutmuş gönül yaramı kanatanlar
Yanına bir daha açmaya can atanlar
Ey hissiyat nedir bilmeyen şarlatanlar
Kalktım ben ayağa, doğruldum neredesiniz?
Yalana güller dizip doğruya kızanlar
İnsanların gönlüne sinsice sızanlar
Bu kadim hamurun mayasını bozanlar
Ben bin yıl bir elde, yoğruldum neredesiniz?
Hem işi bilmeyip hem işe koyulanlar
Üç kuruş metaya turp gibi oyulanlar
Şu sitemkâr halimi celalli bulanlar
Arındım celalden, duruldum neredesiniz?
©karakalemk
K