Arıyorum,
Her zamanki gibi yeni yeni dostlar.
Birbirinden merhamet ve şefkat dolu yürekler.
Vazgeçtiğimi mi sanıyorsun,
Bunca gayreti nâfile mi zannediyorsun?
İster öyle olsun, yâhud böyle.
Ben vazgeçmediğimi her lahzâda dile getiriyorum.
Rengi mi gitmiş dünyanın,
Biraz solmuş içindeki çiçekleri.
Neden acaba deyince,
Bin türlü cevap geliyor belki de.
Olsun, üşenme; tek tek say bana.
Say ki sadece ben değil,
Çevremdekiler de anlasın.
Anlatayım anlamak istiyorlarsa eğer.
Cana yakın, samimi cânlar,
Ne kadar iyi saklanmışlar.
Mümkin değil onları bulmayı,
Nerde, nerde bilmiyorum.
Şu çevrede mi, ötekinde mi?
Yoksa bambaşka saklı köylerde mi?
Sahi, nerde bunlar?
Niye çıkmıyorlar?
Ortalığın hâlinden mi?
Perişân ve kirli bir ortamın olduğundan mı?
İnan bana, bilmiyorum.
Baktım her taşın altına dâhi,
Bulamıyorum onları sahi.
Ey dostum diye geçinen insan!
Yalan diyende var mıdır iman?
Bu zillete ne dem verilir nihâyet?
Bu dostlar gerçeğe emânet.
Ferhat Sinan SANDAL
12/10/2023
23:45
©hüsrev
H