Hep bir mesafe koyar olduk birbirimize,içtenlik nedir unutuldu gitti.
Nerede bir insanın derdi var ya kaçar olduk yada menfaat için gider olduk.
Uzaklaşır olduk hayat denen şu yoldan.
Yalnızlık artık daha iyi gelmeye başladı.
Cep telefonları çıktığı günden beri mektuplar yerini sandık kutularına bıraktı.
Binalar yükseldikçe kapanır oldu kapılar ve komşuluğa elveda dendi.
Petekler geldiği andan beri soba bacalarından dumanlar tütmez,
Evlerden portakal kabukları kokuları duyulmaz oldu.
Bilgisayar icat edilip evlerde dolduğu günlerden beri çocuklar çocukluğunun masum dönemini yaşayamaz oldu.
Ninniler sustu,masallar küstü.
Pencerelerden bakmaz oldu sevenler,sevdalar unutulduğu günden beri
Doldu kuytu köşeler
YAZIK !
Huzuru bulduğumuz teyzeler mi ?
Bırakıldı o yüksek binalara,adına huzur evi denilen
Ama buram buram hasret kokan duvarların arasına.
Kuran okunan evler ise döndü mezar taşına.
Biz eskiden daha mı mutluyduk ?
Hani,birde yatağın başında bir çift kırmızı ayakkabıyla sevinçle fırlanan,
O bayram günlerimiz vardı.
O unutulmaması gereken bayram neşeleri ve çocuk sesleri
Biz eskiden mutluyduk.
Geleceğe umutla bakardık.
Sahi mutluluğu biz nerede bıraktık ?
ÖZLEM AYDİNÇ
M