E

Numa

Bahar tadındaydı ben geldim diye kucaklayan
mavi güneşi Isıtır semalar sen gülünce
Dağlarda karanfiller çoğalır öbek öbek
Taptaze açar sen güllere ilham olursun
bir sen bir şiir bir şarkı sözü
bir gülüşün dillere destan
çiçek leri sevindirir o gülüşlerimiz yan yana
durur bakir
topraklar sularına kavuşurdu
çöllerin den arınırdı
filizleri dökülmüş her yaprağın yüzünde ki
damlasında şifa bulur
Yeşil örtüye renk gelir boyanır manzaran manzaraya
nice hasretlerin hasatinda geçmiştir
Sis üzerin den göründü ay şeklini gösterdi
bir bir
Ey dağlar benim aya dua eden
bir anneanem vardı çocukluğumdaki gibi
gülümser hala dokunaklı acıklı roman
gibi etrafı seyrederdi
Senin de vardır bir çocuğun kokusudur
biraz da annesi anneannesi ya da
babasına benzer
Sen de kaybettin birinden birini bence
acı kapıyı çaldı sela duyuldu
Sen de küçücük o çocuk kalbin le
seyretsin ardından gözleri buğulu
bulutları içine kapanık her biri
Dokunsam ağlayacaksın görüyorum
bir kelebeğin avucun da tırtıl açarken
o gülüşleri kayboldu
yere değerdi ayakları toprağa basardı
ayaklanır uçardi en yükseğe kadar
Bir mavi kelebek daha tırtılını unuttu
yer yer üstünde taş
taş üstünde kalmadı bir çocuğun daha
hayalleri çalındı yine göz yaşlarında
seller sular
bulut üzerindeki o ay rüyasıydı hayalini
gördüğü kâbusu oldu
ölümü hissettiğimiz nefesime
kadar
Numa nun gözlerin de boğuldum
bir rüya gördüm kaos ta denir
bir demir kütle yüreğime yerleşti
Sen bilirsin en büyük korkuyu bu şiiri tazelemek çok zor başlaması
kadar bitirmek te öyle
bulaştı yüzüme bir hüzün gidenlere
ağıt yaktım yas tuttum
seninle birlikte ben de o gelenlere sevinmiştim
ard arda sevincim neşem olmuştu
Gök kuşağındaki renkleriydim
Gökun yüzüne değdim sanki sevinirken
kırmızıya turuncu ya mum yaktım
sevincine
Gök kuşağına bağlayıp giden uzaklarla
içine kapandı bulutlar oynarken dolu dizgin
taş üstünde taş kalmadı heyelanlar yıkıldı
her ezan sesin de bir ah duyulurken
dayadim yüzümü avucuma
bir de seni düşündüm Çıkmaz sesin şimdi
sana
kaybettiklerini nasıl versinler bayram
sevinçlerini yok ettiler numa savaşın
iç yüzunde senin gibi binlercesi
Seni mutlu eden hangi elbisen alsalar da
annenin ki gibi olmaz bir garibim bu aralar
dağlar da
küsmüş zaten birbirine kelebekler uçmaz
Ay da çekti kendini buluta da is çökmüş
her kelime ezberimde dağınık dilimde parçalanıp serpildi yere
Okyanuslar taştı toprak oldu
sevgiler ezildi nefret öfke yüzünden
bir ıssız güneşi daha yaktı kavurdu
isindigim sımsıcak
senin kollarinda uyanırım sonsuzluğa
uzanırım
©ebrulimsi5