A

O Değilsem Ben Kimim?

Köşe başları daha önce hiç basılmamış, dağ yüklü,
heybetli gölgelerin saf soyutluğuyla tutulmuş sokaklarından,
süslü hiçbir taşına sanki daha evvel hiç değmemiş gibi ayaklarım, içinden geçip,
güzelliğin hakkını az da olsa vermiş boyasıyla azının,
çoğununsa solup dökülmüş renkleriyle boy gösteren çirkin dükkanların
çıngırak sesli kapılarından korkusuzca girerken,
hayatını hep başka hayatların kalanına takasla,
elde avuçta son kalan,
üstüne sertçe kapanmış boyunca bir taşı
atsan inan ki yorulmaz ne bir kasın,
oldu olası çünkü hep gördüğü, yaptığı bir işi,
öğrenmeme ramak kala zorla bıraktıran,
atılan ve atılacak her adımın taş kesilerek durduğu bir kalbi
damarlarımda geçmiş bir zaman gibi tutup yüzdüren bendim.
Onu beklerdi dilime dizildiği vakitlerde kaleme yüzünü bir türlü dönmeyen kelimelerim.
Bense avcumu nefessiz kalmak pahasına dudaklarıma bastırırdım,
Ki, yanmaya hep bir kulaç önde gönüllü olsundu gemilerim.
Biraz su ver.
Ben kimim?
©çelişki