Odamın dar ve derin duvarları
Gece uykularımı bölen sesleri
Burnumu kaplayan kokuları
Gözlerime bakan çökükleri
Küf ve kan kokar tavanı
Kapısı yıkıktır kulpu kırık
Ölüm sessizliğinin sesi vardır içinde
Her girdiğimde içeri tekrar
Aynı acıyı yaşatır ruhuma
Odamın kanlı duvarları
Mutlu sonlu kitaplar bile
Mutsuz bitiyor burada okunurken
Güzel sözü lugat dışına çıkmış
Lanet yağıyor cama çarpan yağmurda
Yalnızca ölüm kokuyor yalnızca kan
Çiçek koysam soluyor kuş gelse kaçıyor
Bir ben durabiliyorum bu odada
Sanırım ruhum çoktan ölmüş
Odanın ölüm sessizliğine karışmış
Bedenime ızın veriyor oda
Çünkü çoktan ruhumu ona vermişim
M