Her sabah güneşten önce uyanıp;
Önlüğümü giyerdim.
Bir yandan güneşin cılız ışınları,
bir yandan da gülüşünün parçacıkları vurur yüzüme öğretmenim..
Yolda giderken takılıp düştüğüm çukura kızınca;
- ’Hep soğuk kanlı ol kızım’ deyişini hatırlayıp güler geçerdim.
Birde, birde ellerini açıp dilenen çocuk varya;
Olsa bir lira, olmasa simidimin yarısını koparıp verir giderdim öğretmenim..
Bak dediğin gibi öğretmenim, insanlara yardım ediyorum ben de,
bu elim oldukça; Kendinden geleni yapacak öğretmenim..
Tam okulun bahçe kapısından girecekken; Minik bir kedi yavrusunun yürüyemediğini fark ettim.
Bir ayağı yaralı kanlar içinde yardım diyordu sanki.
Mendilimle temizleyip, sardım yarasını öğretmenim..
Yan sokaktan Ahmet’in geldiğini görüp, yanıma varmasını bekledim.
Elimi tuttu, yanaklarım morardı, dizlerim titredi, kalbim, kalbim daha hızlı atmaya başladı.
- ’Ne hediye getirdin öğretmenimize Fatma? ’ dedi Ahmet.
Heyecandan cevaplayamayıp; Sürpriz.. dedim öğretmenim..
Sınıfa girdik, herkes kolonya, kalem, çiçek getirmişti.
Ahmet, çok güzel bir defter almıştı, hemde üçyüz sayfalık.
Arkadaşlarım sana geçici hediyeler almışken;
Ben sana hiç eskimeyecek bir şiir yazdım öğretmenim..
Doğru ya en güzel hediye sevgidir.
Değil arkadaşlarımın hediyelerini küçümsediğimden;
Maneviyatın önemini anımsatmak istedim.
İyi ki, iyi ki varsın öğretmenim..
Gözlerin ışık, sözlerin hayat.
Her harfin sanat.
Hepimize aşık, geldin kol kanat.
Seni çok ama çok seviyorum öğretmenim..
Serhat ERTAŞ
24.11.2010
©serhaterts
S