M

Öksüz Kalan Merhamet

Sonbaharın ilk yağmuru düşmek üzere yeryüzüne
Benim ise o bilmedik fırtına yine kuruldu gönlüme
Şu feryad-ı figan olsada memleketimin ötesinde
Vicdanı olan kaldırır bu yükü daima ensesinde
Neresinden tutsam merhametin, sade bir tutam elimde
Bu kan, masumlara ölüm, kol gezen zulüm de ne
Nasıl bir yürek ki vicdan uğramaz mı hiç semtine
Kanayan bir kalp ile sormaz isen kendine
Ben mi ölüyüm merhamet mi can verdi şu alemde ?
Bu hain çağda söylesene yaşamak nie ? !
Bitmeyen cehalet zalimin her an nezdinde
Şu zalim zulümden pay düşer hatta minik ellere
Akıl şaşar ki nasıl uğrar dahî anne karnınındaki cenine
Çağlar aşar zulüm , merhamet ise zalimin kafesinde
Dünyada gülmedi, güler mi mazlumun yüzü cennette
Ey insanlık çıktı mı canın, kırıldı mı kanadın kolun
Kör mü, sağır mı oldun, şu hain dilin dâhi sükunette
Bu nasıl bir cihan , tüm yürekler mi vicdandan yoksun
Her çağda kol geziyor zalim zulüm masumun ensesinde
Sabır, sabır ki mahşer günü adaletten adil mizân kurulsun
Hadi merhamet ! tut mazlumun yüreğinden, masumun elinden.
( Devamını getirmekte kararsızım ama belki ilerleryen günlerde )
©dilşatt