Ocağın sonlarıydı mutluydular, şendiler.
Yüzlerinde heyecan güldüler, ruşendiler.
Canların sahibine biraz erken döndüler.
Yola revan oldular okulumun gülleri.
Kopuverdi dallardan okulumun gülleri.
Çıktı enkaz altından narincecik elleri.
Sonsuzluğa sustular, sûkut oldu dilleri.
Kalplere kök saldılar okulumun gülleri.
Kar tanesi altında uykulara daldılar.
Soğuk bir seher vakti nefes verip soldular.
Birden kendilerini Hak katında buldular.
Cihandan göç ettiler okulumun gülleri.
Ardında hatıradır mezarların taşları.
Yarım şimdi rüyalar, yetim kaldı düşleri.
Sevenlerin gözünde kurumadı yaşları.
Gönüllerde ukdedir okulumun gülleri.
Zelzeleye nispetle toprak amber kokuyor.
Melekler dizilerek Kevser suyu döküyor.
Suretleri pek mesud, Peygambere bakıyor.
Halleri ne güzeldir okulumun gülleri.
Dünya zindanlarından Yusuf gibi geçtiler.
Cennet coğrafyasından sultanlığı seçtiler.
Başlarımız üstünde müstesna bir taçtılar.
Tarifsiz bir yerdedir okulumun gülleri.
M