İçtiğin sessizliğin şerbeti
arabeskin esen tepesindesin
yelpazeyle yüzüne vuruyor
buz gibi derin nefesleri
kibir kokuyor havası.
Yüzüne zehir damlatılmış
kezzabıyla yakıyor sanki
o yakıcı havayla esiyor
adeta zehirliyor ruhunu
esaretin donmuş halleri.
Bazen reddedildin usulca
kahpe yalanlardı ardı önü
acımasızca dirilten yeniden
taptaze kanını kurutan
bir ateş topuydu ardı önü.
Neden yakarsınız beni?
zamandan silercesine
İyilik yaptınız bir bakıma
ateşimi söndürmek varken,
delice istercesine, ama yaktınız.
Sustular gülen gözleriyle
Tadını bozanlar kimdi?
istenmeyen şehir değil de,
onlar değil miydi aslında?
Cevaplar çoktan ölmüş içimde.
S