M

Ölüm

Dostlarla muhabbet dolu fanilik son bulur,
kasvetli bir sefer başlar
yalnızlığa.
Benliğim kimi zaman kendi içinde kaybolur,
gömülür ruhum
bilinmez bir karanlığa...
Gayya ve Tuba bekler,
varmadan o yerlere,
yeryüzü,
ruh ile bedenin birleştiği Araf'tır dünyalığa...
Ölüm gelince ruh yükselir
yavaşça göklere,
beden ise karışır toprak altındaki karanlığa.
Lâl kesilir lisan, sarar bedeni bir korku,
kabir boğuk,
sanır mısın ki apak, berrak?
Aşinadır insan,
çünkü yarım ölümdür uyku,
ölüm soğuk, üşürüm,
atın üstüme biraz toprak!
Özlenir,
sitem edilen, kalpteki her çarpıntı, her sızı,
Ömür,
sonsuzlukta geçen bir şair alıntısı.
Kader çizilmiş,
ölüm alına yazılmış son yazı,
Beden soğur, nerede o eski kalp çarpıntısı?..
Aklınadır, kalbinin vebali,
yalnızlığa olunca mağlup...
Ölüm, gün batımının en güzel hali,
vakit ise artık gurup...
Gurup vaktidir,
hiç bir şeyin umurumda olmadığı.
O an dahi biri var;
nefsimi, kalbimi yoklayan.
bir yer var mı ki onun zinhar bulunmadığı,
ölümdür,
kalbimi yoklayıp her yerde bulunan.
©müstait