Kâlu Belâ’dan Elestü bi Rabbiküm dediğinde Rabbim,
Ruhlarımız teslim oldu, bir ahitle mühürlendik.
"Ben sizin Rabbiniz değil miyim?" dedi o ses,
Ve o günden beri kullukla sözlüyüm,
Hayatın her zorluğuna nişanlı,
Dünya misafirhanesinde yolcuyum ben,
Bu dünyanın cezbine karşı, gözlerim kapalı,
Ey dünya, seninle izdivaç kuramam, beni cezbetme!
Ben ölümle nikâhlıyım.
Gün gelir, vakit tamam olur,
Her nefis bu yolculuğa çıkar,
Dünya perdeleri birer birer düşer,
Beni bekleyen hakikattir,
Ahiret yolunda varmak üzere,
Cennet'e uzanan bir adım atarım.
Nikâhlandım ölümle, ecelden korkmam,
O bana vuslatı müjdeleyen bir dosttur,
Ey dünya, güzelliklerin geçici,
Benim sevdam ebediyete uzanır.
Bilirim ki bu yol, cehennem narından geçer,
Cennetül-Vatan’a varmadan önce,
Lakin Allah'ın kudreti sonsuzdur,
"Halilim" dediği Hazreti İbrahim gibi,
Cehennemin alevleri bana da serin eser,
Çünkü Rabbim, ateşi bile dondurur,
O kudret ki, her şeye kadirdir,
Olmaz deme, oldurur Allah,
Ben ölümle nikâhlıyım, korkum yok.
Yalvarırım Yüce Mevlâ'ya,
Bu yolculukta selametle yürüyelim,
Günahlarla kirlenen kalplerimiz arınsın,
O'nun merhametiyle saf olsun ruhlarımız.
Dünya zindanına bağlanmak değil muradım,
Ben ahiret yurduna yolcuyum,
Ölüm, bana vuslatın kapısıdır,
Sevdam Cennet’in bahçesinde yeşersin.
Ey dünya, ne kadar süslersen de kendini,
Zinetlerinle göz alıcı olsan da,
Ben seninle evlenemem,
Çünkü ben ölümü bekleyen bir gelinim,
Rabbime kavuşmak için sabırla beklerim,
O büyük gün geldiğinde,
Toprak altına değil, rahmete gireceğim,
Ölümle nikâhlıyım, ebedi vuslata yürüyorum.
Cehennemin ateşi, dost olur bana,
Hazreti İbrahim’e olduğu gibi,
Allah'ın izniyle soğur alevler,
Rahmet rüzgarlarıyla serinler her nefes,
Çünkü O her şeye muktedir,
Olmaz deme, olduran Allah’tır.
Ben ölümle nikâhlıyım, yolum ahirete uzanır,
O yüce kavuşmaya doğru yürürüm,
Rabbimin huzurunda sonsuz bir vuslat dilerim.
©hasanbey.
H