E

Ölümsüz Yanim'a

Hayat deyip bir kenara bırakamıyorum olanları. Herkes sevgiyle dolup taşmak istiyor, aşkla anılmak istiyor, mutlu hatırlanmak istiyor. Farkındalık buysa eğer anlaşılmak istiyor, hayalleri kadar yaşamak istiyor. Ben sana çok alıştım, kaşlarından fırlattığın her ok kalbime saplandı. Sen belki benim hiç olmayacaksın ama ben sende defalarca ölecek kadar "milyonlarca ben" biriktirdim içimde.
Şimdi koşsan bana o ilk bebek adımlarınla, hani minik ama bir o kadar sevilesi halinle nasıl da sarılırdım sana ah bir bilsen. Öyle işte ne oradayım ne burada bir sendeyim bir kendimde zaten başka meşakkatim yok ki benim kalbinden başka...
Biliyorum uzaklardasın ve hep öyle kalacaksın. Her ne kadar anlamını sevemesem de bu mesafelerin gözümü kapadığımda boş veriyorum mavi gözlerinden başka her şeyi. Hani şimdi bana "bir gün maviye ait ol dersen: senin için deniz de olurum gökyüzü de sakın unutma oksijensiz yerde bile yaşarım seninle ama yine de gözlerinin rengi tek favorim aslında..."
Başka türlü bir şey seni sevmek. Tarifine ayıracak vakti bile küfre yoruyorum artık. Çünkü sana sevdiğimi söyleyemediğim anlarda başım dönüyor, kalbim ağrıyor, ayaklarım tutmuyor. Doktorlar buna "ona daima sevdiğini söylemelisin" hastalığı diyorlar ya, inan bana hiç iyileşesim bile gelmiyor...
İki yürek mesafesinin birbirine otostop çekmiş halleriyiz biz aslında. Aynı yolda karşılaşma umuduyla heyecanlanırken hiç kimseleri göremeyecek kadar hayalperestiz. Gitgide yok olacağız belki birbirimizde, sonra bir kuş konacak, sen olan yaralarımdan bir parça götürecek ki sakın mesafelere kızıp da kuşlara isyan etme: bizim aşkımız her daim gökyüzünde dans edecek...
Artık uzaklar hiç telaşım değil. Mesafelerin aşılabileceğini biliyorum da nasıl denir...? "bir parça ekmeğim var çorba yapanım olur musun?" çorba bahane sen hele bir gelsen! Öyle bir akşam gel ki ihtiyarlamış hüznüm yerini bebek gülüşüne bıraksın!
İyi ki varsın ölümsüz yanım, nice bizli yıllara...
Emre Onbey (sizden biri/belki sen)
©emreonbey