U

ÖLÜMSÜZLÜK DEVRİMİ

Didelerim bugün yokluğunun rengine bürünmüş Atam,
Gökyüzündeki ihtişamlı kuşlar, kanat çırpmaz olmuş.
Kasım ayının bir parça soğuğuyla üşür sensiz bu vatan,
İzlerin yeri göğü sarmalayıp bizleri hazana boğmuş.
Ayın 10'u, lâl-ü ebkemdir bugün izinin neferleri,
9'u 5 geçeye 1 salise kala son kez ezberler çehreni tarih,
Varlığını şerefle anarken felek, şimdi yeryüzü kucaklar bedenini,
Doğanın lütfudur fevt, fevt toprağa karşı semih.
Bakışlarının maviliğini hoyrat denizlerde hissettik.
Seni anlatan ne varsa, canhıraş oldu en derinlerde.
Sarsılmaz dağların dik duruşunu sana benzettik,
Hep var olacak yadigarın, bu toprak üzerinde.
Sevgiyi, küçük Türk evlatlarına amak-ı enzarınla gösterdin,
O derinlikler ki, içindeki umut ummanında var olan atiydi.
Yarına yöneldik aydınlıkla, şüphe duymaksızın elimize verdiğin.
Yolumuzdaki tek vuzuh, seni Atam, seni benimsemekti.
Bugün inzivaya çekildim yalnız başıma,
Bu beşer hayata aşina olan gözlerim,
Beni zamanın bir su misali gibi aktığına,
İnandırır, varlığına, tam seksen yıl öncenin.
Bu sükut hüzün damlacıklarıyla yağar gözlerimizden,
Şanlı bayrak bugün en al halini almış.
Koşar ruhumuz toplamak için kış çiçeklerinden bir demet,
Mevsimi yoktur kalbimizin, sevgin afakımızı sarmış.
Bugün yokluğun seni andı,
Sular daha hızlı akmadı zamandan.
Sensin, bu içimdeki kıyamet tufanı,
İçimdeki cennettir, seni içimde yaşatmam.
Gönlün rahat olsun, biz sıfatımızla en yükseklerde,
Bilirsin, bir ölür, bin diriliriz,
Yokluğunda nice Kemaller yetişecek, senin öncülüğünde.
İstikrarımızı korur, dirayetimizi yitirmeyiz...
Hani severdin ilimi, hani kilitleri açtın zihnimize vurulan,
Artık özgürdük Atam, seninle, ilkelerinle.
Hani bir gün ölüm seni de buldu ya Atam,
Lakin hep var oldun solumuzda, ölümsüzlük devriminle.