S

Ölümü erteledim

Geçmişten bir gün çalıp geceyi sana sundum,
Ne cürüm geldi aklıma ne günah.
Ne zamandır,
Gözaltında esaret torbalarım.
Hayallerime kırık bir yaşamdan bakıyorum şimdi,
İkiye ayrık dünyam,
Her yanı kaz ayağı,
Kırışık ben izlerim...
Saatler de gecikmiş,
Yelkovan akrebin mahreminde... Ve unutulmuş
Bir zamanın örtük üstü.
Müstehcen bir an seğiriyor gözümde.
İçerim yanıyorken, kibrine tokuştururken öfkemi,
Üstüme örtünen gecelerde
Her yanım iğfal,
Her yerde satılmış ruhum.
Sırlarım peşkeş çekilir kurulan tezgâhlarda,
Tanrısı öfkeli yıldızlar gibi dağılır saçlarımdan katran karası küfürler.
İncinir ruhumdan inen her damla yas,
Üşütür toprağın rengini.
Vurulduğunda yazgım, düşmeden burçlara,
Ala çalsın iptidai çalgılar
Yormadan toprağı ekinim.
Nemrut’un kavminin helâkını taşıyor sabrım,
Kör kütük içiyorken,
Kül ve ateşe bulandı bedenim.
Meşakkatli bir yoldan sana
Haddimi aştım da geldim.
Süzüldüm gözlerinden
Ve ölümü erteledim...
Kenan ışlak✍
©susuyorum.