M

Ömrüm

Bir ses alır beni
Uzaklardan, uzaklara koşan bir ses
Uzanır gider bilinmezlere , bulunmazlara , yitirilenlere yol alır ağıtlar eşliğinde
Bir uzun hava ezgisi
Ciğerde yükselen bir duman
Ocağa düşen bir ateş
Nasıl başa çıkılır, bilemem...
Ah! ömrüm
Murat nehri sularının taşları yalayarak uzadığı gibisin.
Sin ve sinek dağlarının eteklerindeki baş ördeğin, Kanatlarını kardan, buhardan ve dondan silkelediği gibisin
Keşke herşey Şakıro'yu dinlemek kadar güzel olsaydı...
Nağme nağme ezberlendi acılar,
Kalpte derin yaralar,
Bana hiç yakışmayacak şekilde paralandım ben.
Adım benimle alay ediyor.
Kendi kendimin pahasına doğmuşum
Bir ana toprağından,
Sevgiye yeşeren ilk nefeste
Tüm hayat boyu nefret...
Sonradan kirli bir ev taranır
Kızgınlığımın siyah isiyle.
Duvarlarda iz kalır
Senin gözlerinde
Gözlerin gözlerimin üzerinde.
Herşeyi silmeye çalıştım.
Elimde bir süpürge
Kalbimde- küller, küller.
Bu ses böyle savrulur, nereye gider ...
©mustafaks