Ş

ÖMRÜMÜN GAYESİ (AŞK)

Bir kandilin alevine hapsolmuş gibi
Ne söndürür ne yandırır beni ömrüm
Bir mahyaya pervane olmuş gibi
Ne ısıtır ne aydınlatır beni ömrüm
Bir kurak çöl bir damla suya hasret
Bir Mecnun bir Leyla aşkına davet
Yorgun gönüllerdir bu aşka mabet
Mirastır aşk uğruna çekilen zahmet
Maşukun zülfünde yeşerir hayaller
Bu hayal uğruna meczuptur kullar
Bin türlü zahmetle örülmüş yollar
Matemin rengine boyanmış haller
Şu yüce dağlar gibi dumanlı başım
Baharı özlerim son bulmaz kışım
Maşuktur bu yolda gönül yoldaşım
Gönlüme girenler benim sırdaşım
Bir hayal ruhumda bedenden ayrı
Ne madde ne cisim hayalden gayrı
Başkaca çekilmez bu aşkın kahrı
Yaksa da gönlümü ateşten ağrı
Aslolan sevmektir budur hakikat
Gülleri sevmektir dikenlere inat 
Her dem bunu söyler ehli tarikat
Gönülleri fethetmek asıl marifet
Bu Yunus dergâhına kuldur aşkın
Ömrünü bu yola eylemiş düşkün
Gönüller konuşur dilleri suskun
Ruhlar sevgiyle bulmuş teskin 
                      Yunus GÖKHAN
©şiraze