Para, kan, kurşun ve ölüm,
Bitmiyor sömürü ve zulüm.
Sevgi yerine neden bu hırs gülüm,
Özgürlüğe hasret geçti ömrüm.
Dünya dönmüş kan gölüne,
Çakallar göz dikmiş memleketime.
Nasıl güveniyorsun şerefsizin sözüne,
Emperyalistler için gidilir mi ölüme.
Gözyaşları ve korku dolu bakışlar var,
Yaşarken her gün dirhem dirhem ölüyor analar.
Hırs bürümüş gözlerini memleketimde çakallar var,
Neden ölüme göz göre göre gidiyor fakir çocuklar.
Sıvasız evler, ölüm soğuğunda üşüyor bedenler,
Uykusuz ve yorgunluk içinde karanlık geceler.
Yüreklerinde harlandı ayrılık ateşleri.
Uyku tutmuyor uykusuzluktan şişen gözleri.
Halaylarla, zılgıtlarla atıyoruz savaş naraları,
Çiçekler,ağaçlar yerine kan doldurdu toprakları.
Ne zaman durduracağız baskıları, savaşları,
Kırmayacak mıyız artık ölüm kusan silahları.
Barış halkalarıyla örelim dünyanın dört bit yanını,
Dili, dini, ırkı, rengiyle ayırmayalım insanları.
Sabo derki, ben yokum çakalların savaşında,
Benim savaşım özgürlük ve bağımsızlık uğruna.
10.10.2109 Ankara.
©kartalsabo
K