H

Ondört Baharında Bir İsyan

Ondört yaşında bir fidan, dal budanmış, Yaşlı ataya kafa tutmuş, öfkeyle dolmuş. Gözyaşları süzülüyor atanın yüzünden, Hıçkırıklar kopuyor göğsünden.
"Bu nasıl bir evlat, bu nasıl bir torun?" diye haykırıyor, "Zalim dünya, utanmıyor musun? Ar kalmamış, saygı kalmamış!" Garip ve zalim bir dünya bu, ne ara değişti insanlar? Sevgi ve saygı yerini öfkeye ve nefrete mi bıraktı?
Ondört yaşında bir kalp, kırık ve öfkeli, Anlayamıyor büyüklerin sevgisini, şefkatini. Dünyayı kendi penceresinden görüyor, dar ve karanlık, Işığı ve umudu göremiyor, kalbi bomboş ve yorgun.
Ama unutma ey delikanlı, öfke seni yakar, Nefret seni kör eder, karanlığa boğar. Dinle atanın sözlerini, bilgeliğini öğren, Sevgi ve saygıyı kalbine yerleştir, karanlığı yen.
Ondört baharında bir fidan, filizlenmeye hazır, Sevgi ve saygıyla sulanır, güneşe uzanır. Atanın rehberliğinde büyür, sağlam ve güçlü, Dünyayı güzelleştirir, sevgiyle ve umutla.
©hasanbey.