A

Onsuzluk

durduğu yerden kopup gelerek bir sızı etmesin mi içimde tüm faylarının suyu boşalmış derinliklerine
zarar getirdiğinden bihaber sarsılışlar dolduran,
onu sıkıca kundaklayan ve asla yersiz olmayan bir hisle onsuzluk.
bu kuraklığı,
bu ele geçmezliği ancak diş bilemek koşuluyla hızla çevrilen taştan gezinmeleri
üç,bilemedin altı adımlı batmalardan vuslata ermelere dek ,
o sızıya alışıp ona sımsıkı sarılmayı bilene dek...
yüzüne bakılmaktan çekinilmeyen düşleri
kalp sahiplerinin diplerine kadar çekip vardırarak
bir kapıyı da ışığa,
perdelerin bazen güneşi bazen de geceyi abluka altına alışlarına göz süzmelerle
hiçbir vakit yeltenmeyerek itiraza
gölgeyiyse sahibine illa ki
ilahi bir sunuşla susuşa.
birbirine çatlı duran yıldızlar altında rastgele gelişen bahçeden,
buradan, yani oldum olası olmayası içimden,
bilinen en kestirme yollardan,
karmaşık ve içinden çıkılabilinemez hesaplardan
öte alemin tam ucuna dayalı sırattan
süratle geçip gitmeyi kim istemez
kaç sürüyle parçalanamaz,
bilinince bilenecek bir günahtan.
zannedersem ben korkarak korkmanın dışbükey aynasında eşikteyim
etraflıca kolluyorum aklımın nurunu ondan.