Orman kızıyım ben.
Topraktan yaratıldı ruhum.
Su kadar da temizim üstelik.
Duygularım gözyaşlarımdan,
Düşüncelerim topraktan alıyor abdesti.
Arınıyorum, Temizleniyorum.
Her dolunay ve yahut şafak vaktinde ibadet ediyorum hislerime,
İbadet ediyorum sevgime,
İbadet ediyorum yaratılışıma,
İbadet ediyorum yaratanıma,
İbadet ediyorum acıma,
Acıma sebep olana.
İbadet ediyorum, yere göğe ve onların sahibine.
Benim ibadetim çok başka,
Her gece öldürüp kendimi, kurban veriyorum onlara.
Yeniden doğuyorum şafak vaktinden hemen sonrasında.
Acı veriyor doğmak, en az ölmek kadar.
Şimdi daha iyi anlıyorum insanlar doğarken neden ağlar.
Tek taraflı değil o tarifsiz acı.
Anne kadar acı çeker bebekte.
Kimse bilmez kimse kanıtlayamaz,
Acı verir doğmak,
Kimse hatırlamaz.
Hatırlıyorum, çünkü her gün yeniden doğuyorum.
Hatırlıyorum çünkü büyükken doğuyorum.
Nefesi kesilince de acır insanın canı,
İlk nefes alışında da.
Çırılçıplak doğdum, o doğduğum ilk gün.
Çırılçıplak gideceğim son öldüğüm gün.
Şimdi de çıplağım.
Düşüncelerim çıplak,
Hislerim sarmıyor düşüncelerimi, ısıtmıyor.
Aksine!
Serilmiş ayaklarımın altına, yürüyorum.
Hislerimin üzerinde yürümek,
Ele veriyor beni.
Herkes farkında.
Herkes görüyor.
Şehvet ve bir o kadarda meraklı gözlerle bakıyorlar bana.
Ve söylüyorlar hep aynı şeyi,
Deli diyorlar.
Delilik.
Hiç bu kadar cezbedici olmamıştı,
Hastalık.
İyileşmez mi?
Tedavisi nerede?
Nerede ilacı?
İyileşmek.
İstemiyorum iyileşmek.
Onlarda istemiyor,
Onlar, İyileşmeyi istememi istiyor.
İyileşmeyi isteyip ama hiç iyileşmememi istiyor.
Arıyorum ilacı,
Kendim için değil onlar için.
Onları delirtmek için.
Çünkü ancak o zaman iyi olabilirler.
Akıllılık, aklı başında olmak hiç bu kadar insanlıktan çıkarıcı olmamıştı.
İnsanlık hiç bu kadar zalim olmamıştı.
Arıyorum ilacı,
Onları deli edebilmek için.
Arzum kötülük değil,
İyilik!
©aryasoysal
A