K

Öyle

Öyle...
Bahçeleri sel aldı bir kez daha,
Çitleri yıkıldı rüyalarımın.
Göğün kusmasına kaldı kıyametler,
İsrafilin sura üflemesine,
Göklerin dürülmesine.
Vakit tamam artık.
Bir fitile çizilmiş an gibi nihayette,
Varlığım.
Öyle...
Nice zaman gelmedim ya kendime,
Bir bir gitmiştim senden.
Irak sürgünlere bırakmışım tutunuşlarımı.
Baktığım tüm yıkıntılar çürümeye yüz tutmuş,
Bir, demir parmaklıklarım,
Dimdik ayakta,
Yıkılmamış.
Koyuvermiyor bedenimi,
Sana varamıyor nazarlarım.
Ve bilsen...
Yine de ölümüne sana mahkum,
Arayışlarım.
Oysa...
Çıkışlarım mahfuz,
Ruhum ızdırapta.
Sararmıştı başaklar,
Çatlamıştı toprak,
Çürümeye meyyaldi bedenim.
Ben...
Değildim kendimde.
Değildim oysa,
Sende de.
Öyle...
Yollarım çatallaşmış ardından.
Bir tuzak gibi saplanmış yüreğime,
Zalim uçsuzluklar.
Ne çok gidişine kalmışım,
Ne çok ben,
Benden geçmişim.
Papatyaları koparmış zalim rüzgarlar,
Uçurtma yapmışlar.
Ne çok ağladı çocuk yanım,
Bir bilsen.
Tutamıyorum artık kendimi,
Düşüncelerim kan, revan içinde,
Yüreğim can çekişmede.
Sürüsüne aklım sen,
Göğüm, gecem,
Sen, sen.
Tozu, toprağı,
İçim gibi yangın.
Ama...
Bir bendeki sen,
Darmadağın.
Öyle...
Dedim ya...
Göğün kusmasına kaldı kıyametler.
İsrafilin sura üflemesine.
Oysa...
Çitleri hiç olmamıştı rüyalarımın,
Bahçem bile hatırımda değil.
Ama...
Vakit tamam,
Tükendi varlığım.
Ben kendi çığlığımda sellere kapılmışım.
Sonum ne?
Nerelere uzanır kahırlarım,
Nerelerde bırakır beni,
Mahzun umutlarım.
Bir Rabbimden başka,
Bilmiyorum,
Kime malum.
©kenanfaik