Öyle bir gittin ki ansız ve apansız.
Sabah çıkarken görüșürüz diyip kapıyı kapatıșın hala aklım da. Meğerse sen ölümüne kapamıșsın o kapıyı, bir daha hiç görüșmemecesine.
Gözlerim hala kapı da, saatler de, günler de, ama yoksun iște, yoksun tanyelim de, gecemde.
Kanadı kopmuș bir kuș gibiyim artık, ağa takılmıș çaresiz balıklar gibiyim, bazense kıyılara vuran hırçın dalgaların en öfkeli haliyim.
Artık istanbul bile güzel değil sensiz, yedi tepesi yıkılmıș üzerime,
kız kulesi bile ağlıyor, ben ağlıyorum.
Dolaștığımız o sokaklar, kaldırımlar eskimiș çoktan. Her bir yerini is kaplamıș istanbulun.
Hani söz vermiștik birbirimize sonsuza kadar diye, sen sonsuzluğa gittin, benden bu kadar diye.
Evet șimdi sen yoksun, bu yıldönümümüz de,
Sensizliğin ilk yıldönümü olacak , ondan sonrası da dönüm dönüm, parsel parsel yer edecek
yüreğim de.
Canımı yakacak evet, içimi sızlatacak acı bir nota gibi, bedenim bu dünya da olsa da ruhum hep seninle olacak. Nurlar için de uyu sevgili...
Evlilik yıldönümümüz kutlu olsun...
Yazan: Fırat Șirin
08.08.2018 23.35
F