O

ozana ağıt

En ufak bir meseleyi çözüme kavuşturmadan
Tek bir anlaşılmayana açıklık getirmeden
Tamamlama ihtimalini göze alabilecek misin
Bu şiiri?
Mezara bırakılan bir gülden
Kanadı kırık haberci kuştan
Gözleri görmeyen bir şahitten
Daha evla olduğunu kim söylemiş
Küllükte biriken sigara cesetleri gibi
Üst üste yığılan bu şiirin.
Bu şiir nefretin kusuluşu
Bir ömrün susuluşu
Yaşanmışlıkların unutuluşu gibi durabilir
Arayan onda bir cevap bulabilir de
Bölünecek ekmek değil
Çekip gitmek değil
Ab-ı hayattan içmek
Kendine bir kader seçmek değil
Tüm değillerin arasında
Müthiş bir felaket sırasında
Savaşçının yarasında merhem olabilir
Kim bilebilir?
Boynu bükük şiir
Meftanın helvasında fıstık
Çift kişilik yatakta boş yastık
Kulağa geri dönen ıslık
Kar fırtınası duvarın arkası
Çiçek desenli yarin hırkası
Yarısını hatırladığın bir yılbaşı şarkısı
Olabilir bu şiir
Dillerde gezen bir destan
İçtiğin çorba aynı tastan
Bulunmuş birkaç parça
Unutulmuş bir yastan
Gökyüzü mırıldanması
Geçip gitmişleri anması
Son düzlükte kadere inanması
Oldukça güç bu şiir
Çöllerde deveye hörgüç bu şiir
Şairim düşmüşsün bitap
Çoktandır faydasız bir hitap
Boş bir karalama sana her kitap
Bul kendine bir tanrı tap
İsmini yaşatacak bir anıt yap
Ne kadar boş iş bu şiir
Ne kadar hoş iş bu şiir.
Ozanı kınamaz tarih
İsmini bulamaz tarih
Ozan ayağı çarıksız gezer
İçten akıbetini o da sezer
Vasiyetini şiirine yazar.
Rüzgarı arkana alınca
Ne görkemliydi süzülüşün.
Meçhuldür şimdi düşün
Unutulmuş bir günde gülüşün
Öyle buruk öyle çaresiz ozanım
Çürüdü gitti senle bir yanım.
Yan ozanım yüreğimiz ısınsın
Bir atımlık kurşunun kalmış
Bak bir yokmuş bir varmış.
Sesi sözü yetim ozanım
Ah ozanım vah ozanım.
©opapa