R

'Özelce' bir Dram I

"Çelişkiler sahnesi"
Ne tuhaftır toprağa karşı duyduğumuz çelişkili duygularımız;
Umutlarla biçeriz ekinlerimizi;
Hüzünle taşırız kucağına ölülerin cesetlerini
Bir taraftan ölümü yıkar başımıza
Ama bir de okadar hayata aşık görürüz:
Çiçekleri doğrur ölümlerle karışık
Ve Ölümden yeni hayatlar dirilir
Karanlıklarla güneşler bitişik;
En çok birbirine düşmanlar birleşir
bu hayaller diyarında
Var oluşun bir ironisi mi yoksa?
Her şeyde bir ironi yüklü zaten
Her bakışlarımda görürüm kaderin bayat gülmecelerini
Ama zıtlıkların çelişkisi olmasaydı hiç doğruluğumuzu bula bilirmiydik acaba?
Gölgenin sadıklığı tanınırmıydı hiç güneşin carptığında o yalnız bedenlere,
Dökülmeseydi ışığın yokluğuyla
karanlıklar ortaya?
"Kız sahnesi"
Mesela bir gün,
Bir karanlık sabahında,
İnsanlar bir yerlere yetişme telaşında;
İstasyon merdivenlerinden çıkarken ben
Gözlerim yerin hüznünden ayrılıp,
umudu ufuklarda ararken:
Bir kız görürüm...
Yürümekte zorlanıyor zavallı
İzliyorum yüzündeki bilinçsiz ifadeleri
Hayata bir anlam veremiyor, besbelli
Yüreğindeki o temiz duygular okunuyor göz bebeklerinin titreyişinde
Ruhu masumlukla donanmış
Duyarım çünkü ruhların kokularını...
Ardında annesi görünüyor,
Evladının üzerine dikmiş gözlerini
Belli, sakınmakla yetişemiyor
Annesinin derin yüz hatları gelecekteki sancılara bir belirti
Kızın parmakları sanki bir suç ihbarı
Kıvrılmış bana doğru gösteriyor
Sevdalarla karışır merhamet acısı:
Ölmek isterim,
O nu yaşatmak için
Kendi sevinçlerimden vaz geçmek isterim
O nu güldürmek için
Dualarımı yükseltirim
Kalbine umudu dokundurmak için...
Gözlerim dolar,
Sadece ağlamak için cesaretim
Saçlarını okşamanın korkusu yere bağlar ayaklarımı...
Bazen düşünmekle suçlanırız
Eylemsiz kaldığımız vakitleri...
Ve gider kız yoluna devam
kalbine hiç dokunamadan,
Ayaklarlının taşıdığı yere kadar
Annesi ayak bastığı yolları toplar...
II. Bölüm...
©raan