Çok özledim be adam
seni bakışını gülüşünü duruşunu gözlerini kirpiklerini kaşlarını kokunu nefesini sesini bana kızışını beni güldürmeni ciddiyetini esprilerini
bu böyle gider daha neler neler özledim
sen bilir misin özlemeyi
o kalbine saplanan hasreti
hiç bir rüzgar esse de o kokun burnuma gelse dedin mi
o kokuyla kendinden geçmek istedin mi
ah be adam sevmeyi bilmiyorsun ki özlemeyi bilsen
elin elime değdiği zaman tepemden aşağıya kaynar su dökülürdü sanki
sen hiç böyle şeyler hissettin mi birine karşı
ben hissettim be adam
seni sevmeyi sevdim
kokun burnuma gelince kendimden geçmeyi sevdim
özlüyorum seni
bir ana yavrusundan ayrılınca nasıl özler yavrusunu
aynı bu sekilde özlüyorum seni
bilemezsin nasıl yanıyor içim
nasıl tutusuyorum hasretinden
bilmediğin gibi hissedemezsin de
hasretin bile güzel özlenen sensen eğer
can kurban bu hasrete sevilen sensen
feda olsun ömrüm yoluna
seviyorum be adam gel artık bana gell
B