Avuç içi sevdaların pencere kenarından
bakan anıların silinmez göz yaşları...
Tutttuğu yasları da bitmezdi.
En çok özleyenlerin dokunaklıdır
Ahları da yorgundur, bitkindir
En çok sevenlerin çoktur sus ları da!
unutmaları da sağır olur
Sulanmayı bekleyen sus bitkilerin..
toprağında kumları ağır.
içindeki özlemler biriken biriktirilen
saksıları taşıyamazsın
kolayca tutulmaz el de kırılırdı..
Dalları sevilmeyi bekler sahibi tarafından sevinmeli o ancak...
Gelsin artık dediği yollara.
gelmediğin gün için bir dilek tutardım
bin dilek için yıldızıni parlatır
temizler dim ışıldasın diye ayı
geceye hazırlar süslerdim..
En çok özleyenler hak eder.
günlük güneşi en çok sevenlerin yıkılır
düşleri de ! oyalanirdı gerçekler ile yüz göz olur..yoklar sürekli kendini
unutmak istemez yine de...evi yurdudur ,memleketidir sürgün
edilse de ;çilingiri üzerinde
kapısının baş direği...
SOl YANINDA gizlediği
SOL YANIMDA Ki" ne bu çağrı da uzaktan
duyuyor sa sanmam ama ...
Evereste diktiğim anıları yüksekte
tuttum görmesinler diyeydi.
birer birer taziyesini verdim.
Sana bağışladım her birini sonra
özverisininide .. 'nidalarla...
istesen de istemesen de...
Senin gözünden kendimi görmediğim
Kendini de tanıyamazsın...ki !
Dikiz aynasından seyrettim bizi
Düşeceğimi bildiğim halde
Upuzun yamaçlara çıktım.
salıncakta sallandım. intihar etmek te
zordu kolları uzun uçurumdan geriye
bakmak ta ...
Aşağıya bıraktım
şimdi kopan tellerle beraber
zamanında yem verdiğim kuşlara
sarılarak gölgesine tutunarak
bir kuşun gelip bulursa bir avcı vurursa kanatlanırdım hiç değilse
son defa kolların da...
©ebrulimsi5
E