Kaç yıl oldu?
Seneler kaç defa birbirini kovaladı,
Ne güneşler doğdu battı,
Nice günler birbiri ardınca geldi,
Sahi kaç gün, ay, yıl oldu bilmiyorum ama,
Hâlâ gönüllerdesin sen.
Hâlâ yüreklerdesin, unutulmuyorsun sen.
Gittin gideli,
Hicret ettin edeli,
Bizleri bırakalı,
Hâlâ dillerde, kalplerdesin sen.
Kaç mevsimler geçti,
Kaç yazlar geldi geçti,
Kaç baharlar geldi geçti,
Kaç kışlar geldi bilmiyorum ama,
Bir ananın çocuğunu unutamadığı gibi unutulmuyorsun sen.
Ey Sevgili!
Yüreklerde ki o aşk acısı dinmiyor âşıklarda.
Yüzünü göremeyenler kayboluyor çöllerde,
Hüznümüz dağları aşarken,
Gözyaşlarımız kanlara dönüşürken bugün,
Arkamızdan ne gülenler oluyor.
Arkamızdan divâne diyenler olsa da bize,
Biz bir tenhâyı arayarak devam ederiz ağlamaya.
Dışarıdaki cahillik bilemez içimizdeki hasreti,
Kendi hâllerinde iken onlar,
Gece gündüz seni düşünürüz bizler.
Ey Sevgili!
Nurlu yüzünü görmek isteyenler,
Sana kavuşup ayrılmak istemeyenler,
Sesini ebediyyen duymak isteyenler,
Ve hiç kimseyi incitmek istemeyenler var kapında.
Lutf eyle, kovma bizleri kapından,
Şefaat isteyen biz aciz âşıkları,
Irak eyleme kendinden.
Bizler senin için dua ederken,
Sende şu ümmetin için eyle bir dua.
Ey Sevgili!
Âşıklar bir pervane misali dönüyor çevrende,
Gözlerinden akan yaşlar ile gelmişler kapına.
Yüreklerimizde ki o aşk ateşi dinmiyor,
Her geçen gün daha fazla artış gösterirken,
Bizleri sana daha fazla yakınlaştırıyor...
Ferhat Sinan SANDAL
05/08/2023
©hüsrev
H