Yılların yorgunluğu var üstümde
Dokunsan devrilecek yığın örtüsü omuzlarımdan
Gözlerinin nöbetçisiydim her gece
Tek bir damlasında cezayı kendime verirdim
Başkasının yağmuru da olsa baharında
Bazen bekleyişler alır beni koynuna
Yalnızlığın sıcaklığı avutur çoğu zaman
Baharından kalma çiçeklerim solarken
Bir umut çıkıp gelmeni isterdim gökyüzünün yalancı uykusundan
Olmazdı dimi bunca sana dair sevinçler
Yolun ihanetiydi seni benden beni bizden alan
Yol sonu bitişlere meftun bir halde seni gözler hala
İçimdeki yangına sus derken yalın ayak
İnceden nağmelerle dokundurur seni bana
Her dokunuş gözyaşına gebe yanaklarımda
Elleri ayaza aşık biri ne kadar dayanır bu depreme bilmem
Ama bir Dokunsan devrilecek senden kalan bu Viranşehir
O zaman kimsesizlikten yapılma sensizlik bırakacak yorgun bedenimi
F