karanlığın içinde bir kel adam
bağırıyor akdere abidinpaşa kalk
ne dediği anlaşılmıyor dişleri dökülmüş
güneş kaçmış ihtiyarlar caminin önünde oturuyor
metal hurdalar acele yetişiyor tabakhaneye
esnaflarım şakalaşıyor kendi aralarında
bağırmıyorlar eskisi gibi
amacı birkaç mal daha satmak
kokuyorum leş gibi birkaç yudum rakı
birkaç nefes tütün
zihnimde birkaç silik gelecek anısı
beretta önümde ben onun önündeyim
ağzı bana bakıyor da tek kelam etmiyor
sessizlikle dostluğumuzu yaşıyoruz
deliriyor ve boğuşuyorum
gabriel attila necati ismini bilmediklerim
aynadaki çökmüş gözler
çıplak elleriyle boğazıma sarılıyorlar
zaman duruyor altı elli
yalan söylüyorlar yalancı yalancılar
ben onlarla soframı paylaşıyorum
ama biliyorum ben doğruyu bildiğimi
4 mart 20
©eaytkn
E